Ankara Anlaşmasında İngiltere Tavrını Değiştiriyor
Ekim 2011'den itibaren Ankara Anlaşması'na yapılan başvurularda ret alma oranı, önceki yıllara göre çok yükseldi.
Aslında her şey, İngiltere İçişleri Bakanı Theresa May hakkında eylül ayı sonunda açılan meclis soruşturması ile başladı. Havaalanında vize memurlarının yeterince kontrol yapmadan ülkeye girişi kolaylaştırdığı ortaya çıkınca yer yerinden oynadı. Önceden yabancı göçmenlere yeterince sert davranılmadığı için hükümet üzerinde zaten ciddi bir kamuoyu baskısı mevcuttu. Havaalanı memurlarının yaptığı uygulamalar açığa çıkınca ülkenin göçmenlerle doldurulduğu öne sürülerek hükümet üzerindeki baskı çok daha yüksek boyutlara ulaştı. Eylül ayındaki meclis soruşturması da bardağı taşıran son damla oldu.
Bakanlık, hemen ciddi soruşturmalar başlattı. İhmali olan memurların işine son verildi, ilgili birim müdürleri ve sorumlu kişiler açığa alındı. Yeni iç hizmet rehberi yayınlandı ve vize incelemelerinde çok daha sıkı uygulamalara başlandı.
Tabii, bu durumdan Ankara Anlaşması da nasibini aldı. Ekim ayından itibaren, özellikle bazı memurlar havadan sudan sebeplerle ret vermeye başladılar. Her geçen ay, ret veren memurların sayısı gittikçe arttı. Daha önce kolay vize veren memurlar da, ret veren meslektaşlarının taktiklerini kullanmaya başladılar.
Ekim ayından önce, neredeyse her başvurana vize verilirken, şimdi vize alanların oranı %30'lara düşmüş durumda. Bir başka ifade ile; ret alanların oranı %70 seviyelerine yükseldi, ki bu seviye bir vize kategorisi için çok yüksek bir oran.
Hazırlıklı olmayan dosyalar, geç başvurular, önceki göçmenlik kayıtları, Türkiye'deki kayıtlar, öğrenci vizesi sahipleri için okuldaki devam durumu, paranın kaynağı gibi çok hassas konularda, daha ciddi ve derinlemesine araştırmalar yapılmaya başlandı. Memurlar, hiç üşenmeden başvuruda kullanılan her türlü belgeyi tek tek noktası virgülüne kadar okuyup, belgelerde ret verebilecekleri açıkları bulmaya çalışıyorlar. Özellikle iş planında kullanılan üslup ve işin anlatılış tarzı çok kolay ret gerekçesi olabiliyor.
Başvuruda açık bulamayan ancak dosya sahibinin iş kurmasından, küçük de olsa, şüphelenen memurlar; resmen istenmeyen bir belgenin başvuruda olmadığını veya planlanan işin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını öne sürüp, kolaylıkla ret verme yoluna da gidebiliyor.
Daha 4-5 ay öncesine kadar, hemen herkes (vize almaması gerekenler de dahil olmak üzere) kolaylıkla vize alabiliyordu. Bunun bir sonucu olarak, tabiri yerindeyse keyfi nedenler öne sürülerek reddedilen dosya sayısının son zamanlarda artmasına şaşırmamak gerekiyor. Bugünden sonra yapılması gereken aslında çok basit: Özellikle retlerin büyük bir kısmının muhasebeci veya arkadaş tavsiyesi alarak hazırlanan dosyalar üzerinde yoğunlaştığı düşünüldüğünde; deneyimli, uzman hukukçuların önemi bir kez daha anlaşılıyor. Çünkü Ankara Anlaşması'nda, 4-5 ay öncesinde olduğu gibi artık kolay vize alınamıyor.
Başvurularını bireysel yapan ve dosyası reddedilenler için her şey bitmiş olmuyor. Bu durumda olanlar, hukuki işlemlerle ret kararını olumluya çevirebilirler. Detaylar için firmamız hukukçuları ile görüşülebilir.
Authorised and Regulated by the Solicitors Regulation Authority No 491304 Partners: William Garth Coates and Michele Louise Martin The SRA Rules can be found by visiting the SRA website: http://www.sra.org.uk/solicitors/code-of-conduct.page VAT number: GB941262538